
Prof. Dr. Yılmaz Karakoyunlu Aksiyon dergisine verdiği ropörtajda ilginç tespitlerde bulunmuş. bu tespitlerden ilginç olanlarını ekledim. Yazının tamamını Aksiyon dergisinden okuyabilirsiniz.
Rakipsiz bir siyasi lider hâline geldi(Erdoğan için diyor). Bundan önceki başbakanlar için kullanılan sıfatlardan hiçbiri Tayyip Bey için kullanılmıyor. Tayyip Bey için kullanılan bir sıfat var ki, bundan evvelki liderlerin hiçbiri için kullanılmadı, Atatürk dahil. O da karizmatik. Bu kelime ne anlama geliyor bilmiyorum, lügatlere baktım. Ama gündelik hayatın ölçüleriyle algıladığım bir tarif var ki o da şu: Karizmatik olma, başkalarının düşünüp ortaya çıkarmak istediklerinin mümkün olmadığı zamanlarda, birisinin sizin zihninizden geçen şeyleri önceden görüp ortaya çıkarması, bize teklif ettiğinde de itirazsız kabul edeceğimiz mahareti sergilemesi demektir. Yoksa kaşını yukarı kaldırarak bakmak değil.
Tayyip Bey’de bir iktidar kullanma mahareti var. Tayyip Bey muktedir adam. Tayyip Bey sadece sayısal olarak iktidarda değil, muktedir olduğu için de iktidarda. Ertuğrul Özkök diyor ki, yüzde 47 şımarıklığı var. Hayır, böyle bir şımarıklığı yok adamın. Yüzde 25 oy alsa da böyle bir şey yapacaktı. O bulunduğu konumun kudretini kullanabilecek karakterde birisi. Bu vasfıyla dikkat çekiyor. Bu vasfıyla yalnızca husumet çekmiyor, aynı zamanda takdir de topluyor.
Tayyip Bey’le beraber iktidarda ismi zikredilenler kimlerdi? Tayyip Bey’in kendisi. Abdullah Bey, Abdullatif Şener, Bülent Arınç, Abdülkadir Aksu. Şimdi kim var? Sadece Tayyip Bey var. Abdullah Gül’ü Çankaya’ya gönderdi. Abdüllatif Bey, üniversiteye hoca oldu. Beş yıl müddetle içişleri bakanlığını yapan Abdülkadir Bey listede yok, Bülent Arınç da ortada yok. Şimdi sessizlik diye gördüğünüz şey zaman içerisinde göreceksiniz tesirsizliğe dönüşecek. Tayyip Bey ürkülen adamdan korkulan adam hâline geldi. Ben sizden ürküyorsam sizinle temasımı sınırlı tutarım. Siz bana bir tokat atarsanız ben de size iki tokat atarım. Ama korktuğunuz zaman beni yok edebilirsiniz demektir bu, ben de mukabilinde belimde tabanca taşırım.
Tek kelimeyle onu söylüyorum. Bu sadece iktidar sahibi değil muktedir bir adam. İktidarın başındaki değil, muktedir. Sayın Başbakanımız Tayyip Bey, muhalefette de olsa beraberinde getirdiklerinin nazarında gene muktedir adamdır. İnsanlar bunu bu tariflere ulaştıramadığı için tek bir kelime buldu, karizmatik adam. Muktedir kelimesinin siyaseten tartışmadaki yeri hakkında fikri olmadığı için Batı’dan ithal bir kelimeyle Başbakan’a bir şahsiyet kazandırdığını zannediyorlar. Tarifini veremediğiniz şahsiyet iğreti durur. Tayyip Bey, bu şahsiyetine yakıştırılan tarifin halkın nazarındaki yorumundan daha önemli olarak kendi yorumunu hâkim kıldı. Muktedir bir adam olduğunu ortaya koydu.
Tayyip bey sadece muktedir değil, aynı zamanda müdebbir. Tedbirini alan bir kişi. Üç koldan gelecek olanı tek kola indirecek şekilde gerekli önlemleri alıyor. En ufak bir şekilde ikinci unsurla ilgili ihtilaf yaratmıyor. “Ben iyi bir boksörüm, bir kişiyi deviririm daima” diyor. Şimdi karşısında bir tane var, onunla mücadele edebiliyor. Bu arada dikkat ederseniz baroların vs. söyledikleri gündem dışı kaldı.
AKP’nin uyguladığı siyaset, genel ve geniş anlamda topluma karakteristik hüviyet kazandıramaz. Çünkü içeriğinde ekonomi yok. Çünkü kendinden yana davranıyor, kendi kadrosuna duyarlıdır. Genel anlamda toplum, kendi içeriğinin oluşturulmasında son derece hassastır ve konuya hâkimdir. Bu nedenle AKP kadrosunun toplum oluşturma hedefi bana göre geniş tabanlı sonuç sağlamaz. Çünkü AKP topluma hüviyet kazandırmayı değil seçim sandığında kendisine oy verilmesini istiyor. Bu mantıkla toplum değeri oluşturamazlar, ama kendi etraflarında kilitlenmiş geniş bir kadro yaratırlar.
Türkiye’de içişleri bakanları ikinci başbakandırlar. Bakanlar kurulunda pâye başka şeydir, mertebe başka şey… Türkiye’de öyle başbakanlar görülmüştür ki bunlar dağ gibi adamlardı. Gazi bile, İsmet Paşa bile bunlar karşısında sadece temkinli değil tedbirli davranırlardı… Şükrü Kaya, Recep Peker, Refik Saydam, Hilmi Uran, Şükrü Sökmensüer bunun örnekleridirler… Beşir Atalay Cumhuriyet tarihinde Şükrü Kaya’dan sonra gelmiş en önemli içişleri bakanıdır. Bu üslupta bir İçişleri Bakanı son 25 senedir görülmüyordu. Beşir Atalay eski CHP dahiliye vekilleri üslubunda biridir…

Bekir Coşkun bugün ağzındaki baklayı çıkardı ve demokrasi anlayışında halka nasıl gerek olmadığına ilişkin ilginç bir yazı kaleme aldı. bu yazıda vatandaşa güvenilemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor. Bekir Coşkun'a sormak lazım o zaman halk ne için var. yorumlarınızı bekliyorum.
işte yazının tamamı...
Göbeğini kaşıyan adam...
O göbeğini kaşır.
Göbeğinin tombik olması ona mutluluk verir, çünkü bu yaşamın tadını çıkarttığı anlamına da gelir.
Ayağını altına alıp oturur.
Elinde bayraklarla yürüyen kadınları görünce "Ne vınaklıyo bunlar len..." diye kızar.
"Haberleri" sevmez.
O "Ti-Vi eğlence programına" bakar.
Dünyada neler olup bittiği konusunda, bildiği tek dış politika yorumu "İngiliz yaman olur" görüşüdür.
Kitap okumaz.
Çok da gerekiyorsa "Bi bakıver kitap ne diyor?" diye sorduğu bir "hoca"sı vardır.
Gazete bilmez.
İlgi duyduğu tek gazete, turşu kavanozlarının altına serdiği geçen senenin gazetesidir.
Liderlerle ilgili en kapsamlı düşüncesi "Müslüman adam", demokrasi ile ilgili tek fikri ise "Çalsın ama iş yapsın"dır.
Sonra göbeğini kaşır...
*
İşte; Tayyip Erdoğan’ın bir anda "Her şey için sandık" derken, güvendiği adamdır o...
Büyük kentlerde her partiden, her yaştan, her meslekten, her görüşten, her kesimden milyonlar meydanlara dökülürken... Eski-şimdiki cumhurbaşkanları, üniversiteler, akademisyenler, yüksek mahkemeler, askerler, sivil demokratik örgütler "endişelerini" dile getirirken... Dünya medyası "Türk halkı siyasi İslam’a dur dedi" kanaatine varırken...
Tayyip Erdoğan’ın güvendiğidir o:
Göbeğini kaşıyan adam...
*
Atatürk’ün kızları al bayraklarla yürürken, bu ülkenin aydınlık yüzlü erkekleri meydanları doldururken, çocuklar annelerinin-babalarının elini tutup yarınlarına şimdiden sahip çıkmaya kalkarken...
Göbeğini kaşıyan adam uzakta bıyık altından güler.
Ve sandık ortaya konulduğunda...
Göbeğini kaşıyan adamın dediği olur.
Çünkü demokrasi, bilinçte aşağı-yukarı eşit insanların rejimidir. Bir toplumun çoğunluğu "göbeğini kaşıyan adam" ise, orada demokrasi olmaz, olamaz...
Tayyip Erdoğan işte ona güvenir:
Göbeğini kaşıyan adama...
abd meksika sınırına 700 millik (yaklaşık 1000 mil) bir duvar örecekmiş. sebebi de meksika'dan gelen kaçak insan ve malı önlemekmiş.